traren

Arap Baharı’nda Beşinci Yıla Girerken Buazizi’den Rabia’ya

18.01.2017
38
Arap Baharı’nda Beşinci Yıla Girerken Buazizi’den Rabia’ya

Tunus’ta, Muhammed Buazizi’nin kendisiyle beraber bütün Ortadoğu’yu yaktığı 17 Aralık 2010 tarihinden bu yana içinde bulunduğumuz yıl ve ay itibariyle dört sene geride kaldı. Geride kalan dört sene “Tunus’ta Bin Ali, Mısır’da Mübarek ve Mursi ile Libya’da Kaddafi’nin gidişi ve Suriye’de yaşananlar” olarak, ikişer kelime ile özetlenebilir. İkişer kelimelik bu simgesel ifadelerin arkasını milyonlarca bireyin etkilenen hayatı, binlerce insanın ise artık etkilenecek bir hayata sahip olamayışları doldurmaktadır.

Özellikle Mısır ve Suriye’de yoğunlaşan bu bireysel ve toplumsal acıların giderek dram haline dönüşmeye başlaması; ilk zamanlar devrime muhatap ülkeler ile dünyanın geri kalan kısmındaki bir kısım diğer ülkeleri de heyecanlandıran ve “Arap Baharı” olarak nitelendirilen sürecin gerçekten bahar olup olmadığı veya sona erip ermediği hususlarında yüksek sesle sorgulanmasına neden olmaktadır.

Suriye’de henüz taraflardan birisinin mücadeleden çekilmemesi, siyasi ve fiili çatışmaların devam etmesi nedeniyle Suriye üzerinden Arap Baharı’nın sonucu üzerine tahlil yapmak sağlıklı olmayacaktır. Libya ve Tunus’ta halkların öncelikle liderleri devirmek üzere yola çıktıkları esas alındığında ise maksadın hasıl olduğu söylenebilir.

Arap Baharı coğrafyasında yer alan Mısır’da ise süreç farklı bir yola girmiştir. Mübarek sonrasında seçilen Mursi’nin darbe ile uzaklaştırılması, uzaklaştırılmakla kalmayıp tutuklanması hem Mısır hem Arap Baharı için bir kavşak noktası olmuştur.

Mursi’nin devrilmesi ve tutuklanması Arap Baharı’nın sonu olmuş mudur?

Arap Baharı bir süreç olarak kabul edildiği takdirde; Suriye’de henüz sürecin ilk aşamasının tamamlanmadığı, Tunus ve Libya’da liderlerin devrilerek ilk aşamasının tamamlandığı ifade edilebilir. Mısır’da da Mübarek’in istifa etmesi sağlanarak ilk aşama tamamlanmıştır. Ancak sonrasında yapılan serbest seçimler ile seçilen Mursi’nin tutuklanmasının devam eden süreci sona erdirdiğini söylemek mümkün değildir. Mısır’da Mursi’nin tutuklanması yeni reaksiyonlara yol açmamış olsaydı, bir sükunet ve kabulleniş sağlansaydı, halkın bir kısmının Tahrir’de ifade ettikleri beklentilerinden vazgeçtiklerine ilişkin bir emare söz konusu olsaydı Mısır’da ve Arap coğrafyasında Arap Baharı’nın sona erdiği söz konusu olabilirdi.

Gelinen noktada sürece yapılan müdahalelere karşı fıtri tepkilerin ortaya çıkması ve bunların devam etmesi sürecin sona erdiğini değil farklı bir aşamaya geçildiğini göstermektedir. Arap Baharı’nda bu yeni aşama “Rabia Süreci” olarak nitelendirilebilir. Rabia meydanı, Buazizi ve Tahrir’den sonra Arap Baharı’nın üçüncü büyük durağı olmuştur. Rabia Meydanı, Rabia Hareketi her ne şekilde ifade edilirse edilsin Buazizi’nin yaktığı ateşle başlayan, Tahrir’le devam eden sürecin hali hazırdaki yeni aşamasıdır. Daha önce yaşananlardan bağımsız olarak ortaya çıkmamıştır. Bu durum sürecin henüz sona ermediğini göstermektedir.

Rabia Meydanı ve Rabia Hareketi Mursi’nin devrilmesi hadisesini Mısır merkezli ve gündemli olmaktan çıkararak, daha geniş bölgesel hatta küresel bir mahiyet kazandırmıştır. Öncelikle hareketin kendi sembolü,[1] kendi şarkısı,[2] kendi rengi[3] kendi söylemi ortaya çıkmıştır.

Mısır dışında da sporcuların[4] siyasetçilerin[5] sanatçıların Rabia işaretleri ile harekete destek verdiklerini açıklamaları, Uluslararası Rabia Platformu[6] adıyla her birinin geniş tabanı bulunan çok sayıda sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle bir platformun oluşturulması, bu platformun 14 Ağustos’u “Dünya Rabia Günü”[7] ilan etmesi, Arap Baharı sürecinin boyut değiştirerek, mahiyetinin söylem ve eylemlerinin genişleyerek devam etmesidir.

Netice olarak Arap Baharı’nın başladığı ülkelerden olan Mısır’da da ortaya çıkan değişim talebine karşı mevcut yapı ve onun tabanının direnişi, hatta müdahalesi, başlayan süreci sona erdirmemiş süreci farklı bir aşamaya taşımıştır. Gelinen nokta Mısır ve bölge açısından Arap Baharı’nın sona ermesi değil farklı bir aşamaya geçmesidir. Bu aşama içerisinde İhvan’ın geleneksel yöntemleri ve ilişkilerinden daha farklı şekilde gelişen küresel teması, söylemlerin ve metotların revizesi söz konusudur. Süreç “Rabia Hareketi” aşamasında ilerlemektedir

Dipnotlar:

[1] Rabia İşareti İftar Çadırında Ortaya Çıktı, Sabah Gazetesi, 13.08.014, http://www.sabah.com.tr/dunya/2014/08/13/rabia-isareti-iftar-cadirinda-ortaya-cikti (25.12.2014)

[2] Rabia’ya Şarkı Yaptı, 4 Eylül 2013, http://www.haber5.com/video/r4biaya-sarki-yapti

[3] İşte Rabia işaretinin bilinmeyenleri, Habertürk, 27.08.2013, http://www.haberturk.com/gundem/haber/872521-iste-rabia-isaretinin-bilinmeyenleri  25.12.2014

[4] Emre’ye Rabia Linci, 22.08.2013, Yeni Şafak Gazetesi, http://www.yenisafak.com.tr/spor/emreye-rabia-linci-557057  25.12.2014

[5] Erdoğan’dan Mısır’a ‘Rabia’ İşaretli Destek, 17.08.2013, Radikal, http://www.radikal.com.tr/politika/erdogandan_misira_rabia_isaretli_destek-1146595  25.12.2014

[6] http://www.r4bia.com/

[7] 14 Ağustos “Dünya Rabia Günü” ilan edildi, 09.07.2014, Sabah Gazetesi, http://www.sabah.com.tr/dunya/2014/07/09/14-agustos-dunya-rabia-gunu-ilan-edildi 25.12.2014

Yazar: Ahmet Hüsrev ÇELİK

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.